Sir Arthur Rock Yörüngeye Gir

Dil Öğrenme 10 dk okuma

A1 İngilizce Ne Kadar Sürede Öğrenilir?

Bu soruyu soran insan genellikle sıfır noktasındadır ve aslında başka bir şey merak eder: "Bu iş benim boyumu aşar mı?" Cevabı baştan vereyim — aşmaz. A1, dil merdiveninin en ucuz basamağıdır ve size tam olarak kaç saate mal olacağını, o saati nereden hesapladığımı ve takviminize nasıl oturduğunu bu yazıda rakam rakam göstereceğim.

Yazan: Sir Arthur Rock · Son güncelleme:

Özet

A1 İngilizce, sıfırdan başlayan bir yetişkin için yaklaşık 80-100 saatlik aktif çalışmayla öğrenilir — günde 1 saat ayırıyorsanız kabaca 3 ay, günde 45 dakika ayırıyorsanız kabaca 4 ay. Bu aralık, bağımsız sınav kurumlarının A1 için yayımladığı rehberli öğrenme saatlerine dayanır; FSI'ın tüm yolculuk için verdiği saatlerle çerçevelendiğinde A1, merdivenin yaklaşık onda birine denk gelir. Yani en korkutucu görünen kısım, aslında en hızlı alınan kısımdır.

Net cevap: 80-100 saat

Sıfırdan A1 İngilizce, yaklaşık 80-100 saatlik aktif çalışmayla öğrenilir. Günde 1 saat ayırıyorsanız yaklaşık 3 ay; günde 45 dakika ayırıyorsanız yaklaşık 4 ay; günde 30 dakika ayırıyorsanız yaklaşık 6 ay. Bu kadar. Sorunun cevabı "kişiye göre değişir" değil, bir aralıktır — ve aralığın nereden geldiğini birazdan adım adım göstereceğim.

Bu rakamı ilk duyduğunuzda iki tepkiden birini vereceksiniz. Ya "sadece bu kadar mı?" diyeceksiniz — ki haklısınız, 90 saat bir yılın binde birinden azıdır. Ya da "üç ay çok uzun" diyeceksiniz — ki o zaman şunu sorayım: son üç ayda İngilizce adına ne yaptınız? Çoğu insan için cevap "hiçbir şey"dir ve o üç ay yine de geçti. Fark, geçen sürenin sonunda elinizde bir şey olup olmamasıdır.

Asıl önemli olan şu: A1, altı basamaklı CEFR merdiveninin ilk basamağıdır ve basamaklar eşit yükseklikte değildir. Yukarı çıktıkça her seviye bir öncekinden pahalanır. Bu da sıfır noktasındaki biri için son derece iyi bir haber: en çok korktuğunuz kısım, aslında en ucuz kısım. İngilizceye başlamanın maliyeti, İngilizceyi ilerletmenin maliyetinden çok daha düşüktür.

Sıfırdan A1'e giden yol, A1'den B1'e giden yolun dörtte biri kadardır. Başlamak, devam etmekten ucuzdur.

A1 tam olarak ne demek?

Süre konuşmadan önce hedefi netleştirmek şart, çünkü "A1'e ulaştım" cümlesi ancak A1'in ne olduğunu biliyorsanız bir şey ifade eder. Neyse ki bu tanım keyfî değil: Avrupa Konseyi'nin geliştirdiği ve dil dünyasının ortak cetveli hâline gelen CEFR (Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Çerçevesi) altı seviyeyi tanımlar: A1-A2 temel kullanıcı, B1-B2 bağımsız kullanıcı, C1-C2 yetkin kullanıcı.

Çerçevenin A1 tanımı şudur: tanıdık günlük ifadeleri ve çok temel kalıpları anlayıp kullanabilmek; kendini ve başkalarını tanıtabilmek; nerede oturduğu, kimleri tanıdığı, nelere sahip olduğu gibi kişisel soruları sorup cevaplayabilmek; karşısındaki yavaş, açık konuştuğunda ve yardımcı olmaya istekli olduğunda basit düzeyde iletişim kurabilmek. Dikkat edin — tanımın içinde "karşı taraf yavaş konuştuğunda" ve "yardımcı olmaya istekli olduğunda" kayıtları var. A1, tek başına ayakta duran bir seviye değil; destekli iletişim seviyesidir.

Bunu somutlaştıralım. A1 seviyesinde yapabilecekleriniz:

  • Kendinizi tanıtırsınız. Adınız, nereli olduğunuz, ne iş yaptığınız, kaç yaşında olduğunuz, ailenizde kimlerin olduğu. Karşınızdakine aynı soruları sorarsınız.
  • Otelde giriş yaparsınız. Rezervasyonunuzu söyler, oda anahtarını alır, kahvaltının kaçta olduğunu sorarsınız.
  • Kahve ya da yemek söylersiniz. Menüden seçer, "bunu istiyorum", "hesap lütfen", "kredi kartı geçerli mi" diyebilirsiniz.
  • Yol sorarsınız. "Metro nerede?", "Bu otobüs havalimanına gidiyor mu?", "Sağa mı döneceğim?" Cevabı da — yavaş söylenirse — anlarsınız.
  • Basit bir form doldurursunuz. İsim, adres, milliyet, doğum tarihi. Sayıları, tarihleri, saatleri söyler ve anlarsınız.
  • Yakın çevrenizi anlatırsınız. Kısa ve basit cümlelerle: "Bir kız kardeşim var. O İstanbul'da yaşıyor. Öğretmen."

Ve işte A1 seviyesinde yapamayacaklarınız — bunu bilmek en az diğeri kadar önemli, çünkü hayal kırıklığının çoğu yanlış beklentiden doğar:

  • Serbest sohbet edemezsiniz. Karşınızdaki normal hızda, kendi doğal aksanıyla konuştuğunda kaybolursunuz. Bu bir başarısızlık değil, tanımın kendisi.
  • Altyazısız dizi izleyemezsiniz. Dizi ve film B seviyelerinin işidir; A1'de kelimeleri yakalarsınız ama akışı takip edemezsiniz.
  • Fikir tartışamazsınız. "Bence bu politika yanlış çünkü..." cümlesi A1'in kapasitesinin dışındadır. A1 bilgi alışverişi yapar, argüman kurmaz.
  • İş toplantısı yönetemezsiniz. A1 turistiktir, mesleki değil. İş İngilizcesi B1'den sonra başlar.

Bu listeye bakınca A1'i küçümsemek kolay. Yapmayın. A1, "hiç bilmiyorum" ile "idare ederim" arasındaki sınırdır ve bu sınırın geçilmesi psikolojik olarak en büyük sıçramadır. Sıfır noktasındaki biri yurt dışında sessizdir; A1'deki biri konuşur. Aradaki fark kelime sayısı değil, ağzını açma cesaretidir. Kaç kelimenin bu işi gördüğünü merak ediyorsanız İngilizce kaç kelime yeter yazısında rakamları paylaşıyorum.

80-100 saat rakamı nereden geliyor?

Şimdi hesabı açalım. İnternette bu soruya verilen cevapların çoğunun kaynağı yoktur; burada her adımı göreceksiniz — dayanağıyla ve zayıf noktasıyla birlikte.

Birinci çıpa: FSI ve yolculuğun tamamı. ABD Dışişleri Bakanlığı'na bağlı Foreign Service Institute (FSI), diplomatlarına on yıllardır dil öğretiyor ve her dil için "profesyonel çalışma yeterliliği"ne ulaşma süresini kayıt altında tutuyor. FSI, ana dili İngilizce olan biri için Türkçeyi "Kategori III" (zor diller) sayar ve bu seviye için ~1100 sınıf saati öngörür.

Burada dürüst olmam gereken bir yer var: FSI'ın saatleri ana dili İngilizce olanlar içindir ve hedef dilin İngilizceye uzaklığına göre hesaplanır. Yani bu tablo doğrudan "Türk öğrenci İngilizceyi kaç saatte öğrenir" sorusuna cevap vermez. Ama dil mesafesi çift yönlü bir kavramdır: İngilizce ile Türkçe arasındaki uzaklık, hangi taraftan bakarsanız bakın aynı uzaklıktır. Bu yüzden Türkçe konuşan biri için İngilizce de kabaca aynı cetvelin karşı yakasına düşer — kaba bir tahminle ~1100 saatlik bir yolculuk. Bunun bir tahmin olduğunu açıkça söylüyorum; FSI Türk öğrenciler üzerinde ölçüm yapmadı. Ama elimizdeki en sağlam kurumsal veri bu ve büyüklük mertebesini doğru veriyor.

Kritik nokta şu: bu 1100 saat A1 için değil. FSI'ın hedefi rapor yazabilen, müzakere edebilen bir diplomatın seviyesidir — CEFR ölçeğinde kabaca B2-C1 bandı ve üstü. Yani 1100 saat, merdivenin tamamı. A1 ise ilk basamak.

İkinci çıpa: seviye başına rehberli öğrenme saatleri. Merdivenin ilk basamağı tek başına kaça mal oluyor? Bunun için sınav kurumlarının yayımladığı verilere bakıyoruz. Cambridge English'in rehberli öğrenme saatleri A1 için sıfırdan itibaren yaklaşık 90-100 saat verir. Bağımsız bir kurum olan LanguageCert'in seviye başına saatleri ise A1 için 95 saat der. İki ayrı kurum, birbirinden bağımsız olarak, neredeyse aynı rakamda buluşuyor. Bir sayının güvenilirliğini test etmenin en iyi yolu budur.

Üçüncü adım: iki çıpayı çakıştırmak. Şimdi tuttuğumuz iki ucu birleştirelim. FSI'ın çerçevesinde tüm yolculuk ~1100 saat. Sınav kurumlarının çerçevesinde A1 ~95 saat. Yani A1, tüm yolun kabaca %8-9'u — onda birinden az. Bu oran, merdivenin basamaklarının neden eşit olmadığını da doğruluyor: LanguageCert'in kendi saatlerinde A1 için 95, A2 için bir 95 daha, B1 için bir 180 daha gerekiyor. Her basamak bir öncekinden pahalı. İlk basamak en ucuzu.

Peki neden "95 saat" demek yerine 80-100 saat aralığını veriyorum? Çünkü bu saatler rehberli öğrenme saatleridir — yani öğretmenli, yapılandırılmış ders saatleri. Kendi başına, dağınık ve yöntemsiz çalışan biri aynı sonuca daha çok saatte varır; konuşma odaklı ve aralıklı çalışan biri ise daha az saatte. Aralığın alt ucu iyi yöntemi, üst ucu ortalama yöntemi temsil eder. Rakamın kaba bir tahmin olduğunu peşinen söylüyorum — ama kaba tahmin, tahminsizlikten sonsuz kere iyidir. Bu rakamların tam dökümünü dil öğrenme istatistikleri 2026 yazısında bulabilirsiniz.

Günde kaç dakika, kaç ayda A1?

Şimdi bu 90 saati takviminize çevirelim. Hesap ortada, siz de kontrol edin:

90 saat × 60 = 5.400 dakika. Bu toplamı günlük çalışma sürenize bölünce gün sayısını bulursunuz. Gün sayısını 7'ye bölünce hafta, 30'a bölünce ay.

Günlük süreHesapGünHaftaA1'e ulaşma
30 dakika5.400 ÷ 30180 gün~26 hafta~6 ay
45 dakika5.400 ÷ 45120 gün~17 hafta~4 ay
1 saat5.400 ÷ 6090 gün~13 hafta~3 ay
2 saat5.400 ÷ 12045 gün~6,5 hafta~1,5 ay
3 saat5.400 ÷ 18030 gün~4,5 hafta~1 ay

Tabloyu okurken üç şeyi aklınızda tutun. Birincisi, hesap 90 saat üzerinden yapıldı; 80 saatte kapatırsanız süreler yaklaşık %10 kısalır, 100 saate çıkarsa %10 uzar. İkincisi, tablo istisnasız her gün çalışıldığını varsayıyor. Haftada iki gün atlarsanız 90 günlük plan 126 güne çıkar — bu, tablodaki hiçbir satırı değiştirmeyen ama sonucu değiştiren sessiz bir çarpandır.

Üçüncüsü ve en önemlisi: son satır bir tuzaktır. "Günde 3 saat çalışıp 1 ayda A1'i bitiririm" cümlesi kâğıt üzerinde doğrudur, pratikte hemen hemen hiç gerçekleşmez. Günde 3 saati 30 gün boyunca aksatmayan yetişkin sayısı istisnadır ve 12. günde bırakılan 3 saatlik plan, 200. günde hâlâ devam eden 45 dakikalık planın çok gerisinde kalır. Bu yüzden benim önerim ortadaki satırlardır: günde 45 dakika ile 1 saat arası. Bu tempo hem birikir hem sürdürülür. Neden tam olarak bu aralık olduğunu İngilizce günde kaç saat çalışmalı yazısında bütün gerekçeleriyle anlatıyorum.

Bu süreyi ne kısaltır, ne uzatır?

90 saat bir zarftır; içine ne koyduğunuz o zarfın 70 saate mi yoksa 200 saate mi dönüşeceğini belirler. İşte ölçülmüş olanlar.

Süreyi kısaltan üç şey

  1. Aralık. Öğrenme biliminin en sağlam bulgularından biri "aralık etkisi"dir: aynı toplam süreyi tek oturumda yığmak yerine zamana yaymak hatırlamayı belirgin biçimde artırır. Cepeda ve arkadaşlarının Psychological Bulletin'de yayımlanan 2006 tarihli meta-analizi, 184 makaledeki 317 deneyi ve 839 karşılaştırmayı tarayarak bu etkinin ne kadar tutarlı olduğunu ortaya koydu. Pratik karşılığı: hafta sonu 6 saat değil, her gün 50 dakika.
  2. Doğru zamanlanmış tekrar. Murre ve Dros'un 2015'te PLOS ONE'da yayımlanan çalışması, Ebbinghaus'un unutma eğrisini modern yöntemlerle yeniden üretti: yeniden öğrenme tasarrufu ölçüsüyle malzemenin karşılığı 20 dakika sonra ~%58'e, 1 saat sonra ~%44'e, 1 gün sonra ~%26'ya düşüyor. Yani pazartesi öğrendiğiniz A1 kalıplarının dörtte üçü, hiçbir şey yapmazsanız salıya kalmıyor. Tekrarı planlamak, saat kazanmanın en ucuz yoludur. Nasıl yapılacağını aralıklı tekrar ve aktif geri çağırma yazısında adım adım gösteriyorum.
  3. Üretim. A1 tanımının merkezinde "sorabilmek ve cevaplayabilmek" var — yani konuşmak. Kelimeleri tanımak A1 değildir; A1, o kelimelerin ağzınızdan çıkmasıdır. Girdiye saat, üretime sıfır dakika ayıran biri 200 saatte de A1 sayılmaz. Bu tuzağın adı ve çözümü İngilizce anlıyorum ama konuşamıyorum yazısında. Yöntem tarafının tamamını ise bilimsel dil öğrenme teknikleri yazısında topladım.

Süreyi uzatan üç şey

  1. Pasif tüketim. Dizi açıp altyazıyla izlemek çalışmak değildir; eğlenmektir ve A1'de dilin hızı sizi zaten taşımaz. Dizinin ne zaman işe yaradığını, ne zaman yaramadığını dizi izleyerek İngilizce öğrenilir mi yazısında ayırıyorum.
  2. Oyunlaştırmayı ilerleme sanmak. Uygulamada seri yapmak motive eder ama üretim bloğunun yerini tutmaz. Uygulamaların A1'de nereye kadar götürdüğünü Duolingo ile İngilizce öğrenilir mi yazısında konuşuyorum.
  3. Sıfırdan başlamayı erteleyip "hazırlanmak". Kaynak araştırmak, kurs karşılaştırmak, plan yapmak — hiçbiri saat biriktirmez. Sayaç, ilk cümleyi kurduğunuz gün başlar. Bu dönemin neden bu kadar uzadığını neden İngilizce öğrenemiyorum yazısında didikliyorum.

Bir de listenin dışında kalan bir soru var: yaş. A1 için yaşın belirleyici olduğu fikri, sıfırdan başlayan yetişkinlerin en sık kullandığı bahanedir ve veriye dayanmaz — doğru sistem, yaşın çoğu dezavantajını telafi eder. Bunun ayrıntısı 40 yaşında İngilizce öğrenilir mi yazısında.

A1'in ilk 30 saatini boşa harcamayın

Rakam elinizde: 80-100 saat. Asıl mesele o saatlerin ilk 30'u — çünkü sıfırdan başlayan çoğu insan tam orada, "ne çalışacağım?" sorusunda kayboluyor. 1 Ayda 1 Dil, o 30 günü sizin için gün gün kurgular: her gün ne dinleyeceğiniz, ne söyleyeceğiniz, neyi tekrar edeceğiniz hazır. Siz sadece başlayın.

A1'e giden ilk 30 günü hazır planla başlat →

A1'e giden 30 günlük ilk adım

Tablodaki gerçekçi satırı seçtiniz diyelim: günde 45-60 dakika. Bu tempoda 30 günün sonunda 22-30 saat birikir — yani A1 için gereken 90 saatin kabaca dörtte biri ile üçte biri. Şimdi dürüst soru: bu 30 gün ne işe yarar?

Şunu net söyleyeyim: 30 gün size A1 sertifikası vermez. 30 gün size başka bir şey verir ve o şey sertifikadan daha değerlidir: konuşmaya başlamayı. Tanışmayı, sipariş vermeyi, yol sormayı, kendinizi günlük hayatta ifade etmeyi. A1 tanımının kalbindeki o "sorabilmek ve cevaplayabilmek" davranışı, seviyenin tamamı bitmeden — ilk 20-30 saatte — başlar. Sonrası, aynı davranışın kapsamının genişlemesidir.

Neden ilk saatler bu kadar verimli? Çünkü A1 dilin en sık kullanılan çekirdeğidir ve dilde kullanım sıklığı son derece dengesizdir: az sayıda kalıp, günlük konuşmanın büyük bölümünü taşır. "I'm from Turkey", "Can I have...?", "Where is...?", "How much is it?" — bunlar 90 saatlik yolculuğun ilk saatlerinde gelir ve otelde, kafede, sokakta işinizin çoğunu görür. Merdivenin ilk basamağının en ucuz olmasının sebebi de budur.

O 30 günü doğru kurmak için üç kural:

  1. Birinci günden konuşun. "Önce biraz gramer öğreneyim, sonra konuşurum" cümlesi, A1'i 90 saatten 300 saate çıkaran cümledir. A1 gramerinin tamamı zaten konuşurken öğrenilecek kadar küçüktür.
  2. Kelime listesi değil, kalıp toplayın. A1'de tek tek kelime ezberlemek verimsizdir; kullanıma hazır bütün cümleler toplayın. "Nerede" kelimesini bilmek işe yaramaz, "Where is the metro?" cümlesini bilmek yarar.
  3. Zinciri kırmayın. Bir gün kaçırmak istatistiksel gürültüdür; iki gün üst üste kaçırmak alışkanlıktır. Hastalık ve seyahat için 10 dakikalık asgari doz bırakın — amaç o gün ilerlemek değil, zinciri korumak.

Bu 30 günü kendi başınıza da kurabilirsiniz — nasıl yapılacağını kendi kendine İngilizce öğrenmek yazısında anlatıyorum. Hazır bir çerçeveyle yürümeyi tercih ederseniz 1 Ayda 1 Dil nedir yazısı programın nasıl kurgulandığını, 1 ayda İngilizce: gerçekçi hedefler yazısı ise 30 günün tam olarak ne vaat ettiğini anlatır. Bir ayın sınırlarını sorguluyorsanız 1 ayda gerçekten dil öğrenilir mi yazısı da masadaki bütün kartları açıyor.

Diğer seviyeler ne kadar sürer?

A1'i bağlama oturtmanın en iyi yolu, merdivenin tamamını görmek. LanguageCert ve Cambridge'in saatleri üst üste konduğunda tablo şöyle çıkıyor: sıfırdan A1 için ~90-100 saat, sıfırdan A2 için toplam ~180-200 saat, sıfırdan B1 için toplam ~350-400 saat. Yani A1'den A2'ye çıkmak, sıfırdan A1'e çıkmak kadar; A2'den B1'e çıkmak ise ikisinin toplamı kadar emek ister.

Bu artan maliyet cesaret kırıcı değil, tam tersi. Merdivenin en dik kısmı yukarıda; siz en alttasınız ve önünüzdeki ilk basamak en alçak olanı. Üstelik her basamak bir öncekinden daha keyifli geçer, çünkü artık dili kullanarak öğreniyorsunuzdur.

Her seviyenin kendi hesabını ayrı ayrı yaptım:

Ama bugün sizi ilgilendiren tek satır en üstteki. A1'e 90 saat var ve o saatlerin ilki bugün başlayabilir. Merdivenin geri kalanı, o ilk basamağa çıkmayanlar için zaten teorik bir tartışmadır.

Sık sorulan sorular

A1 İngilizce ne kadar sürede öğrenilir?

Sıfırdan başlayan bir yetişkin için A1 İngilizce yaklaşık 80-100 saatlik aktif çalışmayla öğrenilir. Günde 1 saat ayıran biri bu birikimi yaklaşık 3 ayda, günde 45 dakika ayıran biri yaklaşık 4 ayda, günde 30 dakika ayıran biri yaklaşık 6 ayda tamamlar. Bu aralık, bağımsız sınav kurumlarının A1 için yayımladığı rehberli öğrenme saatlerine dayanır ve FSI'ın toplam yolculuk için verdiği saatlerle çerçevelendiğinde tüm merdivenin yaklaşık onda birine denk gelir. Rakam kaba bir tahmindir; çalışmanın konuşma odaklı ve aralıklı olması süreyi belirgin biçimde kısaltır.

A1 seviyesinde tam olarak ne yapabilirim?

Avrupa Konseyi'nin CEFR çerçevesine göre A1 seviyesindeki biri tanıdık günlük ifadeleri ve çok temel kalıpları kullanabilir, kendini ve başkalarını tanıtabilir, nerede oturduğu ve tanıdığı insanlar gibi kişisel sorular sorup cevaplayabilir; karşısındaki yavaş ve açık konuştuğunda ve yardımcı olmaya istekli olduğunda iletişim kurabilir. Somut karşılığı şudur: otelde giriş yapabilir, kahve söyleyebilir, yol sorabilir, kendinizi tanıtabilirsiniz. Yapamayacağınız şey ise serbest sohbet, tartışma ya da altyazısız dizi takibidir; bunlar B seviyelerinin işidir.

30 günde A1'e ulaşabilir miyim?

Günde 3 saat çalışırsanız 30 günde 90 saat birikir ve bu, A1 için gereken 80-100 saatlik aralığın içine düşer. Ancak çoğu yetişkin için gerçekçi olan tempo günde 45-60 dakikadır; bu tempoda 30 günde 22-30 saat birikir, yani A1'in kabaca dörtte biri ile üçte biri. Bunun anlamı 30 günün boşa gittiği değildir: 30 gün, A1 sertifikasını değil, günlük hayatta konuşmaya başlamayı verir — tanışma, sipariş, yön sorma. Seviyenin tamamlanması sonraki aylara yayılır.

A1'i hangi yöntem daha hızlı geçirir?

Süreyi kısaltan üç şey ölçülmüştür. Birincisi aralık: Cepeda ve arkadaşlarının 2006 tarihli meta-analizi, aynı toplam süreyi zamana yaymanın tek oturumda yığmaya kıyasla hatırlamayı tutarlı biçimde artırdığını göstermiştir. İkincisi tekrarın zamanlaması: Murre ve Dros'un 2015 tarihli PLOS ONE çalışması, tekrarsız bırakılan malzemenin karşılığının 1 gün sonra yaklaşık yüzde 26'ya düştüğünü bulmuştur. Üçüncüsü üretim: A1 kelimeleri tanımakla değil, ağzınızdan cümle çıkarmakla kapanır. Pasif izleme ve kelime listesi ezberi ise süreyi uzatan başlıca iki alışkanlıktır.

A1'den sonra A2 ne kadar sürer?

Bağımsız sınav kurumlarının rehberli öğrenme saatlerine göre A2, A1'in üzerine kabaca bir 90-100 saat daha ister; yani sıfırdan A2'ye toplam yaklaşık 180-200 saat. B1 için toplam 350-400 saat gerekir. Merdivenin basamakları eşit değildir: her seviye bir öncekinden pahalıdır ve bu yüzden A1, tüm yolculuğun en hızlı alınan basamağıdır. Bu, sıfırdan başlayan biri için cesaret verici bir gerçektir — en zor görünen kısım aslında en ucuz kısımdır.

Paylaş X LinkedIn Facebook

Sir Arthur Rock

Bu içerik, abartısız ve uygulanabilir bilgi ilkesiyle hazırlandı. Hikâyeyi okuyun →

Başarınızı garanti ediyoruz — siz başarana kadar yanınızdayız.

Aynı Kategoriden