Dil Öğrenme 10 dk okuma
A2 İngilizce Ne Kadar Sürede Öğrenilir?
Bu soruya verilen cevapların çoğu "kişiden kişiye değişir" diyerek kaçar. Ben kaçmayacağım: size bir saat rakamı vereceğim, o rakamın hangi kurumun hangi verisinden çıktığını göstereceğim, hesabı adım adım önünüze koyacağım — ve rakamın nerede kaba bir tahmin olduğunu da dürüstçe söyleyeceğim. Takvim yapmak için sayıya ihtiyacınız var.
Yazan: Sir Arthur Rock · Son güncelleme:
Özet
A2 İngilizce, sıfırdan başlayan bir Türk öğrenci için yaklaşık 200-300 saatlik çalışmayla — orta nokta olarak 250 saat — öğrenilir; bu da günde 1 saat çalışana yaklaşık 8 ay, günde 2 saat çalışana yaklaşık 4 ay demektir. Aralığın alt ucu Cambridge ve LanguageCert'in A2 için verdiği 180-200 rehberli öğrenme saatinden, üst ucu ise FSI'ın İngilizce-Türkçe dil mesafesini fiyatlayan verisinden gelir. A2, CEFR ölçeğinde temel kullanıcının üst basamağıdır: alışveriş, yön sorma ve basit rutin işleri konuşarak yürütebilirsiniz. A1'den A2'ye sıçrama genelde beklenenden hızlıdır; asıl duvar ondan sonraki B1'dir.
Net cevap: Yaklaşık 250 saat
Sıfırdan başlayan bir Türk öğrenci için A2 İngilizce yaklaşık 200-300 saatlik çalışma ister; orta nokta 250 saattir. Günde 1 saat çalışırsanız yaklaşık 8 ay, günde 2 saat çalışırsanız yaklaşık 4 ay, günde 30 dakika çalışırsanız yaklaşık 16 ay. Rakamı baştan verdim; şimdi hak edeyim.
Bu aralığın neden bir aralık olduğunu ve neden tam olarak burada durduğunu birazdan hesapla göstereceğim. Ama önce peşinen kabul edeyim: hiçbir kurum, Türk öğrenciler için İngilizceye özel resmî bir saat tablosu yayımlamıyor. Böyle bir tablo yok. Dolayısıyla 250 saat, iki ayrı kaynağı birleştirerek kurduğum kaba bir tahmindir — ama büyüklük sırası sağlamdır ve size takvim kurdurur. Size uydurulmuş bir kesinlik satmayacağım; hesabın her adımını açık bırakacağım ki rakama katılmıyorsanız nerede ayrıldığımızı görün.
"Kişiden kişiye değişir" bir cevap değil, cevaptan kaçıştır. Değişkenlik, rakam vermemenin değil; aralık vermenin sebebidir.
A2 tam olarak ne demek?
Süreyi konuşmadan önce hedefi tanımlamak şart, çünkü "A2" derken herkesin aklında farklı bir şey var. Avrupa Konseyi'nin geliştirdiği ve dil dünyasının ortak cetveli olan CEFR (Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Çerçevesi) altı seviye tanımlar: A1-A2 temel kullanıcı, B1-B2 bağımsız kullanıcı, C1-C2 yetkin kullanıcı. A2, temel kullanıcının üst basamağıdır — yani merdivenin ikinci rakamı, ama "başlangıç"ın sonu.
Çerçevenin resmî tanımına göre A2 seviyesindeki biri, kendisini en yakından ilgilendiren alanlarda (kişisel ve ailevi temel bilgiler, alışveriş, yakın çevre, iş) sık kullanılan ifadeleri ve kalıpları anlar; basit ve doğrudan bilgi alışverişi gerektiren rutin işleri yürütebilir; geçmişini, çevresini ve acil ihtiyaçlarını basit cümlelerle anlatabilir. Soyut bir tanım bu. Somutlaştıralım.
A2'de yapabildikleriniz:
- Markette fiyat sorup pazarlık edebilir, kasada takılmadan işinizi bitirebilirsiniz.
- Sokakta yön sorabilir ve — asıl önemlisi — gelen cevabı anlayabilirsiniz.
- Restoranda menüyü okuyup sipariş verir, alerjinizi söyler, hesabı isteyebilirsiniz.
- Kendinizi, ailenizi, işinizi ve dün ne yaptığınızı basit cümlelerle anlatabilirsiniz.
- Otelde check-in yapabilir, havalimanında yolunuzu bulabilir, bilet değiştirebilirsiniz.
- Kısa bir not, basit bir e-posta ya da teşekkür mesajı yazabilirsiniz.
A2'de henüz yapamadıklarınız:
- Tanımadığınız bir konuda görüş savunmak, tartışmaya girmek.
- Hızlı konuşan iki ana dili İngilizce olan kişinin sohbetine yetişmek.
- Altyazısız dizi izlemek, gazete makalesini sözlüksüz okumak.
- İş toplantısı yönetmek, sunum yapmak, telefonda karmaşık bir sorunu çözmek.
Kısacası A2, hayatta kalma seviyesidir; rahatlık seviyesi değil. Yurt dışında kaybolmazsınız, ama sohbetin keyfini süremezsiniz. Bu ayrımı en baştan kurmak önemli, çünkü insanların "A2 yeterli mi?" sorusuna verdikleri cevap, aslında hangi hayatı yaşamak istediklerine bağlı. Tatil için A2 fazlasıyla yeter. Kariyer için yetmez — orada B1 ve B2 konuşulur.
Bir de şu var: A2 nadiren gerçek bir başlangıç noktasıdır. Türkiye'de okul geçmişi olan çoğu yetişkin, kâğıt üstünde "sıfır" değildir — yıllarca İngilizce dersi görmüş, pasif kelime dağarcığı birikmiş, ama ağzından cümle çıkmamıştır. Bu, bu yazıdaki saatlerin sizin için neden daha kısa olabileceğinin de cevabıdır. Tam olarak bu durumdaysanız İngilizce anlıyorum ama konuşamıyorum yazısı sizin için yazıldı.
Hesabı açıyorum: 250 saat nereden çıktı?
Şimdi rakamın arkasını göstereceğim. Dört adım, her adımda kaynak.
Adım 1 — Sınav kurumlarının A2 çıpası: 180-200 saat. İki bağımsız kurum, birbirinden habersiz, aynı yerde buluşuyor. Cambridge English'in rehberli öğrenme saatlerine göre A2 Key seviyesi sıfırdan itibaren 180-200 saat ister. LanguageCert'in seviye başına verdiği saatler ise A1 için 95, A2 için 95 saattir; toplarsanız 95 + 95 = 190 saat. İki kurumun neredeyse aynı rakamda buluşması, bu çıpanın sağlam olduğunu söylüyor.
Adım 2 — Ama bu saatler kimin için? İşte kritik nokta. Cambridge ve LanguageCert'in rakamları, ana dili ne olursa olsun tüm öğrencilerin ortalamasıdır. Aynı ortalamanın içinde İngilizceye çok yakın bir dili konuşan İspanyol da var, çok uzak bir dili konuşan Türk de. Ve dil mesafesi, öğrenme süresini belirleyen en büyük değişkenlerden biridir. Yani 190 saat, Türk öğrenci için muhtemelen iyimser bir tahmindir.
Adım 3 — FSI mesafeyi fiyatlıyor. Dil mesafesini rakama döken tek ciddi kaynak, ABD Dışişleri Bakanlığı'na bağlı FSI'dır. FSI, ana dili İngilizce olan biri için Türkçeyi "Kategori III" (zor diller) sayar ve profesyonel çalışma yeterliliği için ~1100 sınıf saati öngörür. Karşılaştırın: İspanyolca ve Fransızca gibi Kategori I dilleri 600-750 saat. Yani Türkçe, bir İngiliz için İspanyolcanın kabaca 1,5 katı.
Burada dürüst olmam gereken bir yer var: FSI'ın saatleri, ana dili İngilizce olanların hedef dili öğrenmesi içindir — tersi için değil. FSI Türklere İngilizce öğretmiyor, dolayısıyla "Türk öğrenci için İngilizce kaç saat?" sorusunun FSI'da doğrudan bir cevabı yok. Ama dil mesafesi çift yönlü bir ölçüdür: İngilizce ile Türkçe arasındaki yapısal uzaklık, hangi yönden bakarsanız bakın aynı uzaklıktır. Bu yüzden Türk öğrenci için İngilizceyi de aynı cetvelin karşı yakasına, ~1100 saatlik bandına koyuyorum. Bu bir çıkarım; FSI'ın yayımladığı bir rakam değil. Ama elimizdeki en iyi çıkarım.
Adım 4 — 1100 saatin neresinde A2 var? FSI'ın 1100 saati A2'yi değil, ILR 3 dediği "profesyonel çalışma yeterliliği"ni hedefler — bu da CEFR'de kabaca B2-C1 bandına denk gelir. A2'yi bulmak için CEFR merdiveninin oranlarını kullanıyorum. Cambridge'in kümülatif saatlerine göre A2 ≈ 190 saat, C1 ≈ 700-800 saat (ortası 750). Demek ki A2, C1'e giden yolun yaklaşık dörtte biri: 190 ÷ 750 ≈ %25. Bu oranı FSI'ın 1100 saatine uygularsak:
1100 saat × %25 ≈ 275 saat
İki çıpamız var artık: genel ortalamadan 190 saat, dil mesafesiyle düzeltilmiş halinden 275 saat. Gerçek, bu ikisinin arasındadır. Bu yüzden aralığı 200-300 saat olarak veriyorum ve hesaplarda orta noktayı, 250 saati kullanıyorum. Rakamların bu kadar geniş bir haritasını merak ediyorsanız dil öğrenme istatistikleri 2026 yazısında bütün kaynakları tek tabloda topladım.
Son bir uyarı, çünkü bu tür hesaplar kolayca yanlış okunur: FSI'ın saatleri sınıf saatidir — üstüne ödev binen, küçük gruplu, tam zamanlı yoğun eğitim. Sizin evde tek başınıza geçirdiğiniz bir saat, aynı verimde olmayabilir. Bu yüzden 250 saat bir alt sınır değil, iyi kullanılmış saatler için bir hedeftir. Kötü kullanılan 250 saat sizi hiçbir yere götürmez — birazdan tam olarak buna geleceğiz.
Günde kaç saat çalışırsanız A2'ye ne zaman varırsınız?
Şimdi 250 saati takvime çevirelim. Hesap basit bölme: toplam saat ÷ günlük saat = gün sayısı. Örneğin günde 45 dakika = 0,75 saat; 250 ÷ 0,75 = 333 gün ≈ 11 ay. Aynı işlemi her satır için yaptım. Son sütun ise 200 ve 300 saatlik uçlarla kurulan dürüst bandı gösteriyor.
| Günlük süre | Hesap (250 saat) | Gün sayısı | A2'ye varış | Dürüst band (200-300 sa) |
|---|---|---|---|---|
| 30 dakika | 250 ÷ 0,5 | 500 gün | ~71 hafta (~16 ay) | 13-20 ay |
| 45 dakika | 250 ÷ 0,75 | 333 gün | ~48 hafta (~11 ay) | 9-13 ay |
| 1 saat | 250 ÷ 1 | 250 gün | ~36 hafta (~8 ay) | 7-10 ay |
| 2 saat | 250 ÷ 2 | 125 gün | ~18 hafta (~4 ay) | 3-5 ay |
| 3 saat | 250 ÷ 3 | 83 gün | ~12 hafta (~3 ay) | 2-3,5 ay |
Tablonun size söylediği ilk şey şu: 30 dakika ile 1 saat arasındaki fark, 8 ay. Günde yarım saatlik bir tasarruf, hedefinizi iki katına çıkarıyor. Bu, tablodaki en pahalı satırdır — ve çoğu insan tam olarak orada oturur.
İkinci şey ise daha ince: son iki satır kâğıt üstünde çekici, pratikte tuzaktır. Günde 3 saat çalışıp 3 ayda A2 olmak matematiksel olarak doğru; ama o tempoyu 83 gün boyunca aksatmadan sürdürmek, çalışan bir yetişkin için istisnadır. Ve 40. günde bırakılan 3 saatlik plan, 250. günde hâlâ devam eden 1 saatlik planın çok gerisinde kalır. Tabloyu okurken kendinize sormanız gereken soru "en hızlısı hangisi?" değil, "hangisini gerçekten sürdürürüm?" Bu yüzden günlük sürenizi seçerken İngilizce günde kaç saat çalışmalı yazısındaki hesabı da okuyun: cevap sandığınızdan kısa.
Üçüncü ve en önemli not: bu tablo sıfırdan başlayan biri içindir. Okulda yıllarca İngilizce görmüş, dizi izlerken bazı cümleleri yakalayan, ama konuşamayan biriyseniz — ki Türkiye'de en yaygın profil budur — 250 saatin bir kısmı zaten cebinizde. Sizin eksiğiniz girdi değil, üretim. Bu durumda A2'ye varış süreniz tablodakinden belirgin biçimde kısadır; çünkü yeni bilgi öğrenmiyor, var olanı ağzınıza taşıyorsunuz.
250 saatin ilk 30 günü en kritik olanı
Bu yazı size rakamı verdi. Asıl mesele o saatlerin içini doldurmak: her gün ne dinleyeceğiniz, kiminle konuşacağınız, neyi tekrar edeceğiniz. 1 Ayda 1 Dil, A2 yolculuğunun ilk 30 gününü konuşma odaklı bir takvime oturtur — girdi, üretim ve tekrar blokları hazır. Alışverişi, yön sormayı, kendinizi anlatmayı ilk aydan konuşarak öğrenirsiniz.
A2 yolculuğunun ilk 30 gününü başlat →Bu süreyi ne kısaltır, ne uzatır?
250 saat sabit bir sayı değil, bir başlangıç varsayımı. Aşağıdakiler o sayıyı gerçekten oynatan değişkenler — hepsi kaynaklı, hiçbiri temenni değil.
Kısaltan 1: Aralıklı tekrar. Öğrenme biliminin en sağlam bulgularından biri "aralık etkisi"dir. Cepeda ve arkadaşlarının Psychological Bulletin'de yayımlanan 2006 tarihli meta-analizi, 184 makaledeki 317 deneyi ve 839 karşılaştırmayı tarayarak şunu gösterdi: aynı toplam süreyi tek oturumda yığmak yerine zamana yaymak, hatırlamayı tutarlı biçimde artırır. Yani aynı 250 saat, günlere yayıldığında hafta sonlarına yığıldığından fazlasını biriktirir. Nasıl uygulanacağını aralıklı tekrar ve aktif geri çağırma yazısında adım adım anlatıyorum.
Kısaltan 2: Üretim. İnsan neyi pratik ederse onda iyileşir. Dinleyerek dinlemeyi, konuşarak konuşmayı öğrenirsiniz. A2'nin tanımı zaten bir yapabilme tanımıdır: sipariş verebilmek, yön sorabilmek. Bunlar bilgi değil, davranıştır — ve davranış ancak yapılarak kazanılır. Saatlerinizin en az yarısını ağzınızdan ses çıkararak geçirirseniz, tablodaki süreler kısalır. Diğer bilimsel dil öğrenme tekniklerini de aynı mantıkla derledim.
Uzatan 1: Unutma. Murre ve Dros'un 2015'te PLOS ONE'da yayımlanan çalışması, Ebbinghaus'un unutma eğrisini modern yöntemlerle yeniden üretti: yeniden öğrenme tasarrufu ölçüsüyle öğrenilen malzemenin karşılığı 20 dakika sonra ~%58'e, 1 saat sonra %44'e, 1 gün sonra %26'ya düşüyor. Bunun takvimdeki karşılığı acımasız: düzensiz çalışan biri 250 saati doldurabilir ama A2 olamaz, çünkü saatlerinin bir kısmını unuttuklarını geri kazanmaya harcar. Bu, sürenizi uzatan en sinsi kalemdir.
Uzatan 2: Pasif tüketimi çalışma sanmak. Altyazılı dizi izlemek keyiflidir ve faydasız da değildir, ama saat cetvelinde göründüğü kadar yer tutmaz. Aynı şey oyunlaştırılmış uygulamalar için de geçerli. Bu iki aracın gerçekte ne verip ne vermediğini dizi izleyerek İngilizce öğrenilir mi ve Duolingo ile İngilizce öğrenilir mi yazılarında ayrı ayrı ele aldım. Özet: ikisi de girdi tarafında iyi, üretim tarafında sıfır.
Uzatan 3: Yanlış hedef. A2 için gereken kelime sayısı, C1 için gerekenin küçük bir kesridir; ama çoğu insan A2'deyken C1'in kelimelerini ezberlemeye çalışır ve saatlerini boşa harcar. Hangi seviyede kaç kelimenin gerçekten gerektiğini İngilizce kaç kelime yeter yazısında rakamlarla ayırdım.
Peki ya yaş? Kısa cevap: tabloyu değiştirmiyor. Doğru sistem, yaşın çoğu dezavantajını telafi eder — ayrıntısı 40 yaşında İngilizce öğrenilir mi yazısında. Yıllardır deneyip ilerleyemiyorsanız sorun sizde değil kurgunuzda olabilir; neden İngilizce öğrenemiyorum yazısı bu kurguyu söküyor. Tek başınıza mı ilerleyeceksiniz? O da mümkün: kendi kendine İngilizce öğrenmek yazısında yolunu anlattım.
A2'ye giden 30 günlük ilk adım
Şimdi tabloyu tersinden okuyalım, çünkü 250 saat büyük bir sayı ve büyük sayılar insanı başlamadan yorar. 30 günde ne olur?
Günde 45-60 dakika çalışan biri 30 günde 22-30 saat biriktirir. 250 saatlik hedefin kabaca onda biri. Kulağa az geliyor — ama dil öğrenmede saatler eşit değildir: yeni bir becerinin ilk saatleri her zaman en verimli saatlerdir. Sıfırın üstüne konan her şey görünürdür. Nedenini ilk 20 saat kuralı yazısında inceliyorum.
Bu yüzden dürüst 30 gün vaadi şudur: 30 günde A2'yi bitirmezsiniz — 30 günde A2 doğrultusunda konuşmaya başlarsınız. Tanışma, sipariş verme, yön sorma, basit sohbeti sürdürme. Yani günlük hayatta kendinizi ifade etmeye başlamak. Bunu "30 günde akıcı olacaksınız" diyen kimseden duymayacaksınız, çünkü o cümle yalan. 30 günün ne verip ne vermediğini 1 ayda gerçekten dil öğrenilir mi yazısında bütün açıklığıyla tartıştım.
Peki 30 gün neden en kritik dilim? Çünkü 250 saatlik yolculuğun kaybedildiği yer 200. saat değil, ilk aydır. İnsanlar A2'ye varamadıkları için değil, 30. günü göremedikleri için bırakırlar. İlk ay biterken ağzınızdan ilk gerçek cümleler çıkmışsa, geri kalan 220 saat artık bir umut değil bir takvimdir. Bu ilk ayın nasıl kurgulandığını 1 ayda İngilizce öğrenmek ve 1 Ayda 1 Dil nedir yazılarında anlattım.
Bir sonraki basamağa hazırsanız küme burada: A1, B1, B2 ve C1 için aynı hesabı ayrı ayrı yaptım.
Sık sorulan sorular
A2 İngilizce ne kadar sürede öğrenilir?
Sıfırdan başlayan bir Türk öğrenci için A2 İngilizce yaklaşık 200-300 saatlik çalışma ister; orta nokta 250 saattir. Bu, günde 1 saat çalışana yaklaşık 8 ay, günde 2 saat çalışana yaklaşık 4 ay, günde 30 dakika çalışana yaklaşık 16 ay demektir. Aralığın alt ucu Cambridge ve LanguageCert gibi sınav kurumlarının A2 için verdiği 180-200 rehberli öğrenme saatinden, üst ucu ise FSI'ın İngilizce ile Türkçe arasındaki dil mesafesini fiyatlayan verisinden gelir. Rakam kaba bir tahmindir çünkü hiçbir kurum Türk öğrenciler için İngilizceye özel resmî saat yayımlamaz; ama büyüklük sırası güvenilirdir.
A1'den A2'ye geçmek ne kadar sürer?
A1'den A2'ye geçiş yaklaşık 95-150 saat sürer ve dil merdiveninin en hızlı basamağıdır. LanguageCert her iki seviye için de 95'er saat öngörür; yani A2'ye giden yolun kabaca yarısını A1 zaten tüketir. Bu sıçramanın beklenenden hızlı hissedilmesinin nedeni, A2'nin yeni bir dilbilgisi evreni değil, A1'de öğrendiğiniz kalıpların daha fazla duruma yayılması olmasıdır. Asıl duvar A2'den sonra gelir: B1, tek başına yaklaşık 180 saat daha ister.
30 günde A2 olunur mu?
Sıfırdan başlayan biri için hayır: 30 günde A2'yi tamamlamak günde yaklaşık 8 saat çalışmayı gerektirir ve bu tempo çalışan bir yetişkin için sürdürülebilir değildir. Ama 30 gün, A2 doğrultusunda konuşmaya başlamak için fazlasıyla yeterlidir; tanışma, sipariş verme, yön sorma ve basit sohbeti sürdürme gibi işleri 30 günün sonunda yapabilirsiniz. Ayrıca çoğu Türk yetişkin gerçekte sıfırdan başlamaz: okul yıllarından kalan pasif kelime dağarcığı sayesinde 250 saatin bir kısmı zaten cebinizdedir, eksik olan üretim pratiğidir.
A2 seviyesinde İngilizce konuşabilir miyim?
Evet, ama sınırlı ve tanıdık konularda. Avrupa Konseyi'nin CEFR tanımına göre A2, temel kullanıcı basamağıdır: alışveriş yapmak, yön sormak, sipariş vermek, kendinizi ve ailenizi tanıtmak, basit ve doğrudan bilgi alışverişi gerektiren rutin işleri yürütmek A2'de yapabildiğiniz şeylerdir. Yapamadığınız şeyler ise soyut tartışma yürütmek, tanımadığınız bir konuda görüş savunmak, hızlı konuşan iki kişinin arasına girmek ve iş toplantısı yönetmektir. A2, hayatta kalma seviyesidir; rahatlık seviyesi değildir.
A2'den sonra B1 ne kadar sürer?
A2'den B1'e geçiş tek başına yaklaşık 180 saat daha ister; yani A2'ye kadar gelen tüm yolculuk kadar bir emek. Asıl duvar burasıdır. A1'den A2'ye çıkarken ilerlemeyi her hafta hissedersiniz çünkü sıfırın üstüne her eklenen şey görünürdür. B1'de ise aynı emek daha az görünür sonuç üretir ve çoğu insan tam bu noktada bıraktığı için A2 ile B1 arasında takılı kalır. Çözüm, ilerlemeyi hissetmeye değil takvime bağlamaktır.
Sir Arthur Rock
Bu içerik, abartısız ve uygulanabilir bilgi ilkesiyle hazırlandı. Hikâyeyi okuyun →
Başarınızı garanti ediyoruz — siz başarana kadar yanınızdayız.
Aynı Kategoriden